
MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekilimiz İsmet BÜYÜKATAMAN’ın, Bursa İl Başkanlığı tarafından yeni yıl münasebetiyle tertiplenen basın toplantısında yapmış olduğu konuşma
Muhterem Misafirler
Değerli Dava Arkadaşlarım
Basınımızın Mümtaz Temsilcileri
Bursa İl Başkanlığımızın yeni yıl münasebetiyle tertiplediği basın toplantımıza hoş geldiniz, sefa getirdiniz.
Öncelikle sizleri saygı ve sevgi ile selamlıyor, Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin selamlarını ve başarı dileklerini iletiyorum.
Kıymetli Misafirler
2025 yılı, önceki yıllarda da olduğu gibi Milliyetçi Hareket Partisi açısından var gücümüzle çalıştığımız dopdolu bir yıl oldu.
“Her Şeyden Önce Türkiye” anlayışı ile ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini bir an dahi aklımızdan çıkarmadan mücadele ettik.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin mazisine yakışır bir inanmışlık ve ciddiyetle ülke meselelerini değerlendirdik, ülkemize yönelen tehditleri gördük. Bu tehditler karşısında Ülkücü duruşumuzu gösterdik.
“Benim Aklım Hep Türkiye’dir” sözünü her adımında gönüllerde hissettiren Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin liderliğinde ülkemiz ve milletimiz için tüm kadrolarımızla çalıştık.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak sahadan hiç elimizi çekmedik, Türk milliyetçiliği davasına yakışan bir çalışkanlık ve sorumluluk bilinciyle daima sevdalısı olduğumuz Türk milleti ile iç içe olmayı kendimize görev bildik.
Milletten kopuk, vatandaşın derdini bilmeyen, siyasi ve şahsi menfaatlerini ülke menfaatlerinden önde tutan siyaset anlayışını sonuna kadar reddettiğimizi aziz milletimizle kucaklaşarak bir defa daha gösterdik.
Milliyetçi Hareket Partisi, ülkemizin gerçeklerini önceleyen, millet menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan ve sığ gündemlere hapsolmayan bir anlayışla siyaset yapmaktadır.
Milliyetçi Hareket Partisi her dönem milli vicdanın siyasetteki karşılığı olmuş, Türk milliyetçiliği davasının sancağını siyaset arenasında şerefle taşımıştır.
Partimiz, ülkemizin karşı karşıya kaldığı her kritik dönemde çözümün anahtarı olmayı başarmış ve bu misyonuyla birçok kez Türkiye’nin önünü açan hamleler yapmıştır.
Günübirlik siyasi hesaplar, şahsi menfaatler, sipariş ve dayatma gündemler hiçbir zaman Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında yer bulamamıştır.
Milliyetçi Hareket Partisi daima aziz milletimizin gerçek sorunlarına odaklanmış, taleplerini dinlemiş ve ülkemizin bekasını her şeyin üzerinde tutan bir anlayışla çalışmalarını sürdürmüştür.
Bu doğrultuda 2025 yılı içerisinde; “Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik temalı Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik Ve Dayanışma Buluşmaları”yla yurdumuzun dört bir yanında vatandaşlarımızla bir araya gelerek “Bin Yıllık Kardeşliğimizi”perçinledik, yeni yüzyılda milli birliğimize olan inancımızı tazeledik.
Aziz milletimizin memleket meseleleriyle ilgili görüşlerini dinledik, istişarelerde bulunduk, hem ülke içinde hem bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında partimizin görüşlerini aktardık.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü yaptığı ve Cumhurbaşkanımızın da desteğiyle bir devlet politikası halini alan Terörsüz Türkiye Hedefimizi anlattık.
Ne yaptıysak bizzat vatandaşlarımızın gözünün içine bakarak, elini tutarak, yüreğine dokunarak yaptık.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak attığımız her adımın memleket menfaatine olduğunu ifade ettik.
Ardından “Hayırlı Günler Komşum” Ziyaretleri Ve “Derdiniz Derdimizdir” Sohbet Programları ile vatandaşlarımızın kapılarını çaldık, hanelerine misafir olduk, helal sofralarda dertlerini paylaştık.
24 Ekim 2025 tarihinde başlattığımız “Hayırlı Günler Komşum Ziyaretleri” ile “Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları” kapsamında Türkiye genelinde bugüne kadar 81 il ve 963 ilçede olmak üzere toplam 76 bin 544 program, Bursa da ise 17 ilçemizi kapsayan 1601 program gerçekleştirdik.
Esnafımızla kucaklaştık, sorunlarını ve önerilerini dinledik, çözüm üretmek için var gücümüzle elimizi taşın altına koyduk.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak; ayırmadan ayrıştırmadan toplumun her kesiminden vatandaşımızla bir araya gelerek birlik ve beraberliğimizi perçinledik.
Ekonomiden, sosyal meselelere, ülke gündeminden dış politikaya kadar birçok konuda vatandaşlarımızla istişarelerde bulunduk.
Tarihimizden aldığımız ilham ve partimizin taşıdığı misyonun sorumluluğuyla 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da çalışmalarımız tüm hızıyla sürecektir.
Bu sene içerisinde de Milliyetçi Hareket Partisi kurulduğu günden bu yana taşıdığı sorumluluk bilinciyle her vatandaşımızın yanında olacak, ülkemizi ve dünyayı ilgilendiren meselelerde Türk milletinin menfaatlerini muhafaza etmek için taviz vermeden mücadele etmeye devam edecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi Başkent Ankara vizyonuyla, yeni Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti’nin adını yazmaya, bu asra Türk mührünü vurmaya kararlıdır.
Muhterem Dava Arkadaşlarım
2025 yılında hem dünya da hem de bölgemizde son derece kritik gelişmelerin adeta baş döndürücü bir hızla yaşandığı, sistematik bir plan dâhilinde tedavüle sokulan karanlık hesapların devrede olduğu çalkantılı bir yılı geride bıraktık.
Bölgesel ve küresel krizlerin her geçen gün yaygınlaştığına, küresel sistemdeki derin çatlakların günden güne büyüdüğüne ve sistemin artık işlemez hale geldiğine şahit olduk.
Dünya genelinde yaşanan bu kaotik ortam ve coğrafyamızda yaşanan gelişmeler, ülkemizin olası riskler karşısında her zaman hazır olması gerektiğini bizlere bir defa daha hatırlatmıştır.
Dünya köklü bir değişimin arifesindeyken Türkiye elbette yerinde saymamış, her alanda atılımlarını sürdürmüş ve bizi kuşatan risklere karşı önlemlerini almıştır.
Hem içinde bulunduğumuz coğrafyanın şartları hem de etrafımızda oluşan istikrarsız ortam ciddiyetle değerlendirilmiştir.
Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durmaktadır.
İran’da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır
Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir
2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir.
Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir.
Muhterem Misafirler
İsrail’in bölgemizde doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir.
İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır.
Diğer yandan özellikle Suriye’de Esad’ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye’yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir.
Suriye’de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye’yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır.
Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG’li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir.
Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir.
Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır.
Ayrıca Suriye’de SDG’ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisindedir.
Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir.
Tüm bu gelişmeler Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir.
Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Ve bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir.
Terör ve terör yandaşlığı çıkmaz sokaktır. Bunu herkes kafasına iyi sokmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır.
Tüm bunlar yaşanırken Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin ilk günden itibaren vurguladığı gibi işin en hayati tarafı elbette iç cephemizin sağlam tutulmasıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak bu anlamda dinine, anasının diline, etnik kökenine ve mezhebine bakmadan hiçbir vatandaşımızı ayırt etmiyor Herkes Eşittir Türkiyezemininde tüm vatandaşlarımızı kucaklıyoruz.
Güçlü ve güvenli yarınlara kavuşmak için “bin yıllık kardeşliğimizi” yaşamaya ve yaşatmaya yeminli olduğumuzu her defasında kararlılıkla ifade ediyoruz.
Kardeşliğimizi bozmaya, ülkemizi bölmeye, huzurumuzu kaçırmaya, iç cephemizi sarsmaya teşebbüs eden kim varsa karşısında Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakını bulacaktır diyoruz.
Kıymetli Dava Arkadaşlarım
2025 yılının en önemli hadiselerinin başında Terörsüz Türkiye hedefimiz kapsamında elde ettiğimiz kazanımlar gelmektedir.
Bu kapsamda terör örgütü PKK kendini fesh ettiğini açıklamış, kırk yıllık terör belasının son bulması için önemli bir eşik aşılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti hiçbir taviz vermeden, hiçbir pazarlık yapmadan terör örgütünün ön şartsız bir şekilde feshini sağlamıştır.
Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu devlet politikasını sulandırmaya çalışmış, bu kutlu hedefi sabote etmeye yeltenmişlerdir.
CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır.
Diğer yandan Türk milliyetçiliğini adeta bir istismar aracı olarak kullanmaktan başka hiçbir siyaset üretemeyen, hamaset çukurunda çırpınan İP kendi menfaatleri uğruna adeta ülke ve dünya gerçeklerini reddetmektedir.
İP, gerçeklikten uzak, yalnızca koltuklarını korumak için yerinde sayan bir hayal dünyasında yaşamaktadır.
Bu muhalefet anlayışından ülkemize ve milletimize fayda gelmeyeceği aziz milletimizin malumudur.
Terörsüz Türkiye Hedefimiz adım adım ilerledikçe, Türkiye başarıya yaklaştıkça uykuları kaçanlar, panik içerisinde Terörsüz Türkiye hedefimizi karalamaya çalışıp Partimize iftira atanlar için son yaklaşmıştır.
Siyaseti bir çıkar aracı olarak görüp, pozisyonlarını korumak için devletimizin terörle pazarlık yaptığını iddia edenlerin, terörle mücadeleden vazgeçildiği yalanını piyasaya sürenlerin, Suriye’de terör devleti kurulmasına müsaade edileceğini söyleyen omurgasızların milletimiz karşısında mahcup olacakları günler çok yakındır.
Türkiye’nin menfaatlerini idrak edemeyenler, siyasi ikballerini her şeyin üzerinde görüp Milliyetçi Hareket Partisi’ne leke sürmeye çalışanlar eninde sonunda kaybetmeye mahkûmdur.
Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi; “Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseti Türk tarihinin zamanlar üstü mesajıdır, Türk kültürünün çağları aşan seslenişidir, Türk milletinin gıpta edilen muazzez varlık ve vakarıyla da mündemiçtir.”
Milletimiz siyasetten muradımızın farkındadır, her meselede olduğu gibi samimi gayretimizi görmüş, mesajı almış, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin kutlu seslenişi etrafında kenetlenmiştir.
Aziz milletimiz, Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve Liderimize olan güvenini her zaman olduğu gibi göstermiş, fitne tezgâhını diri tutarak siyasette var olmaya çalışanları elinin tersiyle itmiştir.
Onlar ne söylerse söylesin, hangi yalanın arkasına sığınırlarsa sığınsın bizim için tek gerçek büyük Türk milletinin ne söylediğidir.
Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milletinin sesi olmaya, Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatlerini savunmaya sonuna kadar taviz vermeden devam edecektir.
Muhterem Misafirler
Milliyetçi Hareket Partisi olarak Terörsüz Türkiye hedefimizi ve ülkemizin güvenliğini kararlılıkla savunurken, sosyal meselelerden ekonomiye, gençlerimizden emeklilerimize ve dar gelirli vatandaşlarımıza kadar birçok konuda milletimiz için çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz.
Biliyoruz ki iç cephemizi sağlam tutmanın en önemli yolu zihnen sağlıklı bir toplum olmaktan geçmektedir.
Özellikle son yıllarda artarak devam eden şiddet olaylarının çocuklarımızı hedef alması hepimizin vicdanlarını kanatmaktadır.
Evlatlarımız bizim geleceğimiz, umudumuz, yarınlarımızın teminatıdır. Çocuklarımızı her türlü kötülükten korumak hepimizin öncelikli görevidir.
Bu yüzden suça karışmış veya suç işlemiş çocuklarla ilgili ne gereksiyorsa yapmalıyız. Adaletin sağlanması için hep birlikte mücadele etmeliyiz.
Kaybedecek bir tane bile evladımız yoktur. Harap edecek bir tane gencimiz olmayacaktır.
Diğer yandan toplumumuza dört bir yandan kuşatan ahlaki erozyonla mücadele etmek için de geç kalmamalıyız.
Uyuşturucu, kumar, sanal bahis bataklığı ve şiddet olaylarının her geçen gün yaygınlaşmasına ve sosyal dokumuzu bir virüs gibi sarmasına müsaade edemeyiz.
Uyuşturucu tacirlerine, torbacı alçaklara, çocuklarımızı abluka altına alan şerefsizlere haddini bildirmek, bunların başına dünyayı yıkmak için en kısa sürede gerekenler yapılmalıdır.
Topyekûn bir mücadele başlatmalı ve suç işleyenlerin gözünün yaşına bakmamalıyız.
Aynı zamanda suçun oluşmasına ortam hazırlayan durumların da ortadan kalkması için önlemimizi en baştan almalıyız.
Bu noktada Sayın Genel Başkanımızın “Milli Ahlak Reformu” başlatmalıyız çağrısı son derece önemlidir.
Biz büyük Türk milleti ailesiyiz, çarpık ilişki ağlarından, uyuşturucuya, günah partilerine, mahvolan ve çürüyen hayatlara tahammül edemeyiz.
Bu yüzden; ailelerimiz, eğitim kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, siyasi partilerimiz hazırlanacak acil eylem planı çerçevesinde milli ahlakı müdafaa edecek bir mücadeleyi hiç gecikmeden başlatmalıdır.
Bu anlamda Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları elinden gelen her şeyi yapmaya, milletimizi saran bu kötü alışkanlarla ve ahlaki çöküşle her alanda mücadele etmeye hazırdır.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye’mizi ve Türk milletini her alanda savunmaya kararlıdır.
Ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi olarak aziz milletimizin yaşadığı geçim sıkıntılarının, konut kiralarındaki artışın, hayat pahalılığının, enflasyonun, asgari ücretlinin ve emeklinin yaşadığı sıkıntıların farkındayız.
Biz vatandaşlarımızın samimi taleplerini, eleştirilerini gayet iyi anlıyor ve hiçbir zaman kulağımızı tıkamıyoruz, diğer taraftan hükümetimizin bu konudaki üstün çabasına da şahit oluyoruz.
Elbette milletimiz her şeyin en iyisine ve güzeline layıktır. Ve Türkiye ekonomisi güçlendikçe bu sorunların tamamı aşılacaktır.
Bildiğiniz üzere 6 Şubat deprem felaketi neticesinde devletimiz kaynaklarının birçoğunu şehirlerimizi ayağa kaldırmak için samimi bir şekilde kullandı. Yaralar büyük oranda sarıldı birçok şehrimiz neredeyse yeniden inşa edildi.
Dolayısıyla yaşanan deprem felaketinin ekonomimiz üzerinde ağır bir etkisi oluştu. Önümüzdeki süreçte yapılan bu deprem harcamaları da azaldıkça kaynaklarımız artacak, enflasyon düştükçe alım gücü artacaktır.
Türk ekonomisi her geçen gün iyiye doğru bir hareketlilik göstermektedir. İnanıyoruz ki en yakın zamanda ekonomideki bu iyileşme vatandaşımızın cebine de yansıyacak, alım gücü artacak, geçim sıkıntıları azalacaktır.
Diğer yandan terör belasının gündemimizden çıkmasıyla birlikte terörle mücadeleye ayrılan kaynaklar ülke ekonomisinin kalkınması açısından önemli bir destek oluşturacaktır.
Devletimiz vatandaşlarımızın layık olduğu ekonomik refaha kavuşturmak için tüm imkânlarıyla çalışmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, ekonomiden, sosyal meselelere tüm sorunlarını çözecek, iç cephenin birliğini koruyacak, terör belasından kurtulacak, dünyada yükselen istikrarsızlık karşısında doğru adımları atarak Büyük ve Lider Ülke Türkiyeülküsüne mutlaka ulaşacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle 2026 yılının ülkemiz ve milletimiz adına hayırlara vesile olmasını diliyor. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2026 yılında da yine milletimizin yanı başında olacağımızı, tüm sorunlarını dinleyeceğimizi, meselelerin çözümü için var gücümüzle durmak bilmeden çalışacağımızı ifade ediyor, katılımlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimiz sunuyorum.


Bir yanıt bırakın