MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekilimiz Sadir Durmaz: Bütün vatandaşlarımıza bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Lütfen oturduğunuz binanın güvenliğini ihmal etmeyiniz

Cumhur İttifakı Millet Aklı

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekilimiz Sadir Durmaz’ın, “İstanbul’daki Bina Çökmesi ve Kentsel Dönüşümün Önemi” konusunda yapmış olduğu yazılı basın açıklaması

İstanbul’un Maltepe ilçesinde sabahın erken saatlerinde meydana gelen bina çökmesi neticesinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.

İstanbullu hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum.

Yaşanan bu elim hadise, ülkemizin uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu sağlıksız ve dayanıksız yapı stoku meselesini bir kez daha bütün ciddiyetiyle gündemimize taşımıştır.

Elbette olayın meydana geliş sebebi, yapılacak teknik incelemeler ve ilgili kurumların araştırmaları neticesinde açıklığa kavuşacaktır. Ancak sebebi ne olursa olsun, bir binanın çökmesi neticesinde insanlarımızın hayatını kaybetmesi, yapı güvenliğinin hiçbir şekilde ihmal edilemeyecek kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Türkiye, jeolojik konumu itibarıyla dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri üzerinde bulunmaktadır.

Ülkemizin deprem geçmişine bakıldığında bu net şekilde görülmektedir. Özellikle 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ilimizde büyük yıkıma sebep olan “Asrın Felaketi”, milletçe hafızalarımızdan silinmeyecek acılara yol açmıştır.

Dolayısıyla, İstanbul başta olmak üzere deprem riski taşıyan şehirlerimizde kentsel dönüşüm meselesini yalnızca bir imar ve şehircilik faaliyeti olarak değil, doğrudan doğruya bir millî güvenlik, toplumsal sorumluluk ve insan hayatını koruma meselesi olarak değerlendirmek mecburiyetindeyiz.

Bu noktada yapılması gereken, devlet ve millet olarak sağlıksız yapılarla mücadele etmek, onları yenileyerek yerine deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı dayanıklı, kimlikli, güvenli şehir alanları inşa etmektir.

Sağlıksız yapılarla mücadele etmenin tek bir yöntemi vardır o da Kentsel Dönüşümdür.

Bugüne kadar ülkemizde kentsel dönüşümle pek çok yapı stoku yenilenmiş ve depreme dayanıklı hale getirilmiştir.

Fakat ülkemizin özellikle 1950’li yıllardan itibaren hız kazanan plansız kentleşmesi, yoğun göç hareketleri, sağlıksız yapılaşma uygulamaları bugün karşı karşıya bulunduğumuz yapı stoku sorununu beraberinde getirmiştir.

Bu nedenle, devletimizin ilgili kurumlarına, yerel yönetimlerimize, yapı sektörünün bütün paydaşlarına ve elbette vatandaşlarımıza önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir.

Burada özellikle bir hususun altını çizmek istiyorum:

Hiçbir ekonomik beklenti, hiçbir mülkiyet hesabı ve hiçbir kişisel menfaat, insan hayatından daha kıymetli değildir. Elbette her vatandaşımızın mülkiyet hakkı kutsaldır. Hiç kimsenin hakkının zayi edilmemesi, hak sahiplerinin adil ve hakkaniyetli biçimde korunması esastır.

Ancak hakkaniyetli çözümlerin mümkün olduğu durumlarda, bir metre fazla veya bir metre eksik alan hesabına takılarak, küçüktolere edilebilir farklılıklar yüzünden riskli binalarda yaşamaya devam etmenin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceği de unutulmamalıdır.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, ülkemizin yapı stokunun yenilenmesi ve şehirlerimizin afetlere karşı dirençli hâle getirilmesi amacıyla önemli çalışmalar yürütmektedir.

Bakanlığımızın özellikle İstanbul’da hayata geçirdiği “Yarısı Bizden” kampanyası, kentsel dönüşümün önündeki mali engellerin aşılması bakımından son derece önemli bir destek mekanizmasıdır.

Bu kampanya kapsamında sağlanan hibe, kredi ve taşınma destekleri, vatandaşlarımızın riskli yapılarını yenilemelerini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.

Bunun yanında Bakanlığımızın yürüttüğü kira yardımları, finansman kolaylıkları, teknik destekler ve diğer kentsel dönüşüm uygulamaları da dönüşümün daha geniş kesimlere ulaşmasına katkı sağlamaktadır.

Bu imkânların vatandaşlarımız tarafından yakından takip edilmesi, ilgili kurumlara müracaat edilerek güncel destek şartlarının öğrenilmesi ve uygun projelerin gecikmeden hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Buradan bütün vatandaşlarımıza bir kez daha çağrıda bulunuyorum:

Lütfen oturduğunuz binanın güvenliğini ihmal etmeyiniz.

Binanızın risk taşıdığından şüpheleniyorsanız gerekli teknik incelemeleri yaptırınız. Riskli olduğu belirlenen yapılarda, ilgili kurumların yönlendirmeleri doğrultusunda dönüşüm sürecini geciktirmeyiniz.

Komşularınızla, diğer kat malikleriyle, belediyelerinizle ve Bakanlığımızın ilgili birimleriyle diyalog içerisinde olunuz.

Makul ve hakkaniyetli çözümler üzerinde uzlaşarak hem kendi hayatınızı hem de sevdiklerinizin geleceğini güvence altına alınız.

Bu süreçte devletimizin sağladığı imkânlar ne kadar önemliyse milletimizin göstereceği irade, anlayış ve iş birliği de en az o kadar önemlidir.

Unutulmamalıdır ki afetler karşısında en büyük gücümüz, devletimizin kurumsal kapasitesiyle milletimizin dayanışma ruhunun birleşmesidir.

Bugün atacağımız kararlı adımlar, yarın yaşanabilecek büyük acıların önüne geçebilecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle; başta İstanbul olmak üzere ülkemizin bütün şehirlerinde riskli yapıların bir an önce tespit edilerek dönüştürülmesi, sağlıklı ve güvenli şehirlerin inşası için devletimizin bütün kurumlarını, yerel yönetimlerimizi ve vatandaşlarımızı ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmeye davet ediyorum.

Bir kez daha İstanbul Maltepe’de meydana gelen elim hadisede hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyor; milletimize ve İstanbullu hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Cumhur İttifakı Millet Aklı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*