Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekilimiz SadirDURMAZ’ın, “Erdemli Belediyesi 33. Geleneksel Türkmen Şöleni”nde yapmış oldukları konuşma
İl Başkanımız, İlçe Başkanlarımız,
Belediye Başkanlarımız, Meclis Üyelerimiz,
Ülkü Ocaklarımız, Teşkilatımızın Değerli Temsilcileri,
Kıymetli Muhtarlarımız, STK Temsilcilerimiz,
Çok Muhterem Erdemlili hemşerilerim,
Muhterem Hanımefendiler Beyefendiler;
Erdemli Belediyemizin 1978’den bugüne kutlayarak geleneksel hale getirdiği, “şölenlerin atası”, Erdemli Türkmen Şöleni’ne, hepiniz hoş geldiniz safalar getirdiniz.
Sözlerimin başında Türkmen Beyi’miz, Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Beyefendi’nin hepinize ayrı ayrı selamlarını iletiyorum.
Torosların eteğinde, Akdeniz’in mavisiyle bereketli toprakların buluştuğu güzel ilçemiz Erdemli’de sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum.
Çok Muhterem Hemşerilerim, Kıymetli Hazirun,
Bugün burada, sadece geleneksel bir şöleni yaşamıyoruz; Tarihimizin sesine kulak veriyor, kültürümüzün mayasını yaşatıyor, birlik ve kardeşlik ruhumuzu daha da kuvvetlendiriyoruz.
Hepinizin bildiği gibi; Anadolu’nun kapılarını açan irade, coğrafyayı vatan yapan ruh, zor zamanlarda milletine siper olan iman Yörük Türkmen obalarından yükselmiştir.
İşte bu nedenle biz Türkmen şölenlerimizi; sadece eğlence programları olarak değil, milli hafızanın diri tutulduğu, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığı önemli buluşmalar olarak değerlendiriyoruz.
Muhterem Hazirun;
Bugün dünyanın birçok bölgesinde savaşların, çatışmaların, ekonomik krizlerin, göç hareketlerinin ve sosyal kırılmaların giderek derinleştiği bir dönemden geçiyoruz.
Küresel ölçekte yaşanan her gelişme artık milletlerin huzurunu, güvenliğini ve toplumsal yapısını doğrudan etkileyebilmektedir.
Böylesi bir dönemde en büyük gücümüz; millet olarak birlik içinde olmamız; birbirimize sahip çıkmamız ve aynı bayrağın altında, aynı kaderin mensupları olduğumuzu hiç unutmamamızdır.
Bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak her şart altında savunduğumuz, dile getirdiğimiz anlayış da tam olarak budur.
Çünkü biliyoruz ki ayrışan toplumlar zayıflar, kenetlenen milletler ise her türlü badireyi aşmayı başarır.
Bu anlamda Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin ortaya koyduğu ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da sahiplenerek bir devlet projesine dönüştürdüğü “Terörsüz Türkiye” vizyonu; sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal huzurun, milli birliğin ve kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi hedefidir.
Türkiye artık, uzun yıllar maddi, manevi enerjimizi tüketen terörü bu topraklardan def etmeli; bütün enerjisini kalkınmaya, üretime, gençliğe, Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etmeye ayırmalıdır.
Çok Muhterem Hazirun, Kıymetli Hemşerilerim;
Bugün Türkiye, sadece içeride birlik ve dayanışmasını güçlendiren bir ülke değil; aynı zamanda savunma sanayiinde gerçekleştirdiği milli hamlelerle dünyada dikkatle takip edilen bir ülke konumuna ulaşmıştır.
Bir dönem en basit savunma ihtiyaçlarında dahi dışa bağımlı olan Türkiye; bugün kendi insansız hava araçlarını, savaş gemilerini, akıllı mühimmatlarını, milli piyade tüfeklerini, hava savunma sistemlerini ve yerli teknolojilerini üreten güçlü bir ülke haline gelmiştir.
Bu dönüşüm sadece teknik bir başarı değildir.
Bu dönüşüm, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin getirdiği kolaylıklarla ivme kazanan, Cumhur İttifakı’nın gücüyle hayat bulan tam bağımsızlık iradesinin tezahürüdür.
Çünkü biz biliyoruz ki; savunma sanayiinde bağımsız olmayan bir devletin, siyasi bağımsızlığını koruması mümkün değildir.
Yerli ve milli savunma sanayii; Türkiye’nin geleceği, güvenliği ve bölgesel gücü açısından hayati önemdedir.
Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu milli duruş ve siyasi irade de bu başarıların en önemli dayanaklarından biri olmuştur.
Türkiye’nin güvenliğini önceleyen, milli meselelerde ortak hareket eden Cumhur İttifakı; yerli ve milli üretimin artırılmasına, savunma alanındaki atılımların kararlılıkla sürdürülmesine güçlü katkılar sunmuş, bundan sonra da sunmaya devam edecektir.
Yörük Türkmen Kültürünün Değerli Temsilcileri;
Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz; kültürünü kaybeden toplumların geleceğini koruyamayacağını çok iyi biliyoruz.
Bu anlayışla yerel yönetimlerimizi de yalnızca yol yapan, kaldırım döşeyen kurumlar olarak değil; aynı zamanda kültürü yaşatan, insanı merkeze alan, sosyal dayanışmayı güçlendiren hizmet alanları olarak görüyoruz.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak yerel yönetimlerde ilk ve tek çalışma olan “Üretken Belediyecilik” anlayışımız tam da bunun adıdır.
Üretken Belediyecilik; Milletin emanetini koruyan ahlaklı yönetim anlayışı, israfa geçit vermeyen vicdani duruş, insanı yaşatmayı esas alan sosyal belediyeciliktir.
Üreten, geliştiren, paylaşan, şehrin ruhunu koruyan belediyecilik anlayışımızla Milliyetçi Hareket Partisi belediyeleri, Türkiye’nin dört bir yanında sadece altyapı hizmetleriyle değil; sosyal belediyecilik uygulamalarıyla da örnek olmaktadır.
Çünkü bizim için belediyecilik; gönüllere dokunmak, ihtiyaç sahibinin duasını almak, milletle aynı kaderi paylaşmaktır.
Hamdolsun ki bugün Milliyetçi Hareket Partisi yerel yönetimlerde bir marka haline gelmiştir. Bu marka; reklamla değil hizmetle oluşmuş; gösterişle değil samimiyetle büyümüştür.
Millete tepeden bakan anlayışla değil, milletin içinde yürüyen kadrolarla güçlenmiştir.
Biz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin liderliğinde; hiçbir şahsi hesap yapmadan, karşılık beklemeden, yalnızca milletimize hizmet etmeyi şeref bilen bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz.
Bizim siyaset anlayışımızda makam geçicidir; millet kalıcıdır. Asıl olan milletin huzuru, devletin bekası ve vatandaşımızın hayır duasıdır.
Kıymetli Hazirun, Değerli Erdemlililer;
Yarından sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basarak milli mücadele ateşini yaktığı 19 Mayıs’ın yıl dönümünü milletçe idrak edeceğiz.
Bu vesileyle başta sevgili gençlerimiz olmak üzere aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı şimdiden kutluyor;
Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve kurucu kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
İnanıyorum ki; milli ve manevi değerlerine bağlı Türk gençliği, ecdadından aldığı ilhamla Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı daha güçlü şekilde inşa edecektir.
Bize düşen görev ise gençlerimize, geleceğimize; güvenli, huzurlu, milli ve manevi değerlerimizle barışık, kadim kültürümüzü yansıtan, sokaklarında huzur ve bereket dolu şehirler bırakmaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, böylesi güzel bir şölenin düzenlenmesinde emeği geçen başta Erdemli Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Kara’ya, meclis üyelerimize, belediye çalışanlarımıza, teşkilatımıza, katkı ve destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; şölenimizin birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum.
Buraya gelerek, bu anlamlı buluşmayı taçlandırdığınız, coşkunuzla hepimize destek olduğunuz için siz değerli Yörük Türkmen kardeşlerime, çok muhterem hemşerilerime gönülden şükranlarımı sunuyorum.
Sağ olun, var olun, Cenabı Allah’a emanet olun.


Bir yanıt bırakın