ŞEFKAT ÇETİN: HDP’DEN YARDIM İSTEYEN BAŞBAKAN, YA ACİZ YA DA İŞBİRLİKÇİDİR

Cumhur İttifakı Millet Aklı

PKK’nın kaçırdığı çocukları getirmesi için HDP’den yardım isteyen Tayyip Erdoğan başbakanlık koltuğunda boşuna oturmaktadır. Tayyip Erdoğan ya Türk Devletinin gücünden habersizdir ya da zaten aynı masaya oturduğu BDP ve PKK’nın üzerine gitmek işine gelmemektedir.

Analar ağlamasın aldatmacasının arkasına sığınarak PKK’nın silahla elde edemeyeceği tavizleri siyaset eliyle hayata geçiren Tayyip Erdoğan hükümeti, Diyarbakır’da çocukları ailelerinden kaçıran PKK karşısında bir kez daha acziyet içerisinde kalmıştır. Terör örgütünün gerçek yüzünü ortaya koyan evlatları kaçırılmış onlarca gözü yaşlı ana, Tayyip Erdoğan’ın “analar ağlamasın” adlı ikiyüzlü siyasetinin bir aldatmacadan ibaret olduğunu belgelemektedir.

Her dediği yapılan Apo’nun silahlı mücadeleyle elde etmeyi hayal dahi edemeyeceği tavizlerle şımartılan PKK’nın aslında tasfiye edilmediği anlaşılmaktadır. Kanlı örgüt her türlü yolu kullanarak militan toplamaya devam etmektedir. PKK’nın bölgede yol kesen ve vergi toplayan cesarete yeniden kavuştuğu, Suriye’ye kaydırdığı silahlı militanlarını eğiterek yeniden Türkiye’ye yöneldiği anlaşılmaktadır. Tayyip Erdoğan’ın açılım siyaseti sayesinde devlet tarafından kaderine terk edilen bölge insanından yararlanan PKK’nın semirdiği, açılımın ise sadece TSK’nın terörle mücadelesini engellemeye yaradığı anlaşılmaktadır.

AKP iktidarının 12 yıl önce bir bütün olarak devraldığı vatan topraklarının bir kısmı bugün bölücü terör örgütünün insafına terk edilmiş vaziyettedir. Bu topraklarda bin yıllık bir tecrübeyle elde edilen birlikte yaşama kültürünün sırtına bizzat AKP hükümeti tarafından ardı ardına hançerler saplanmaktadır. Ülkemizin etnik ve mezhep odaklı ayrışmaya sokulduğu ve parçalanmaya çalışıldığı bu kara dönemi AKP’li bakanın kendi eliyle etnik dilde astığı tabelalar resmetmektedir.

Aslında Soma’da madende ölen işçilerimizle PKK tarafından öldürülen insanlarımızın bir farkı yoktur. Her ikisinde de vatandaşının güvenliğini sağlama misyonunu yerine getiremeyen devlet yöneticilerinin ciddi kusurları vardır. Oysa Devletimiz vatanımızın her karışında gücünü gösterecek kudrettedir. Ancak yürütme organı olarak AKP hükümeti Türk devletini zafiyet içerisinde göstermekte, kurumlarımızın görevlerini yerine getirmesini engellemektedir.

Terör örgütünün dağa kaçırdığı çok sayıda çocuğun ailelerinin feryadı, bölge halkının PKK’nın insafına nasıl bırakıldığını çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Ne yazıktır ki, ana babaların bu feryatları karşısında Başbakan Tayyip Erdoğan, PKK ile oturduğu masadan silkinerek kalkacak ve makamının gereği olarak vatandaşının haykırışına karşılık verecek dirayetten yoksundur. Tayyip Erdoğan PKK ile müzakere ile başladığı hatalar zincirine kaçırılan vatandaşları için aman dileyerek devam etmektedir. Sıkça dile getirdikleri yeni Türkiye manzarasında Başbakan teröriste aracı koymakta, devletin valisi örgüte yalvarır hale gelmektedir.

Bir devletin görevi vatandaşının güvenliğini sağlamak, iç ve dış tehditlere karşı korumaktır. Devlet bunun için silahlı teröre karşı da, iş güvenliğini hiçe sayan maden patronlarına karşı da tedbir almakla yükümlüdür. Kısacası çocukların PKK tarafından kaçırılmasını engellemek ve kaçırıldıklarında geri almak Devletin görevidir. Oysa Tayyip Erdoğan açılım ortaklarına karşı devletin gücünü gösterecek bir tavır sergilemekten uzak görünmektedir. Başbakanlık sıfatını taşıyan Erdoğan Soma’da göstericiye “tokadı yersin” diyebilirken, PKK karşısında tek yaptığı BDP ve HDP’ye çağrı yaparak çocukları alıp getirmelerini istemektedir.

Anlaşılan Tayyip Erdoğan İmralı ve Kandil ile haberleşmede kullandığı BDP ve HDP’lilerle işi ilerletmiş, devletin askeri ve polisi yerine onlarla meseleyi çözmeyi gözüne kestirmiştir. PKK’ya ricacı gönderen Tayyip Erdoğan bu devletin yürütme organının başı, yani TC Başbakanı değil midir? Talimatlarını devletin güvenlik organlarına vererek gereğinin yapılmasını istemek yerine niye BDP ve HDP’den medet ummaktadır? Tayyip Erdoğan açılıma kendisini fazla kaptırmış ve nereyi yönettiğini şaşırmıştır.

Diğer taraftan Tayyip Erdoğan’ın PKK uzantısı BDP ve HDP’den yardım istemeyi A planı olarak sunması dikkatlerden kaçmamıştır. Koskoca Türk Devletinin başbakanına yakışmayan A planında bölücülerden medet ummak olduğuna göre, B ve C planında hangi tavizlerin olduğunu duymak dahi istemiyoruz.

Devletimiz yeterince acze düşürülmüştür ve artık daha fazlasına tahammül gösterilmemelidir. Kaçırılan çocukların kurtarılması başta olmak üzere, bölgedeki bütün insanlarımızın ve ne yazıktır ki Ankara’daki hükümetin PKK tarafından rehin tutulmasına son verilmeli, bu iş temizlenmelidir.

Cumhur İttifakı Millet Aklı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*