Sosyal medyaya ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda

Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Tokat Milletvekili Özlem Zengin ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilleri Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül ile 5 Milletvekilinin İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3050).

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmaktadır.

Gereğini arz ederiz. 
Özlem ZenginErkan Akçay
TokatManisa
Muhammed Levent BülbülFatih Şahin
SakaryaAnkara
Abdullah GülerAli Özkaya
İstanbulAfyonkarahisar
Halil ÖztürkZeynep Yıldız
KırıkkaleAnkara

GENEL GEREKÇE

Kitlesel iletişim aracı olarak yaygın şekilde kullanılan ve geleneksel yöntemlere göre gittikçe daha çok tercih edilen internet, kişilerin ilgi alanlarının gelişip çeşitlenmesine ve yeni iş modellerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu süreçte ortaya çıkan sosyal ağlar, kişiler tarafından daha fazla ilgi duyulur hale gelmiştir.

Kişilerin sosyal ağlara yönelik artan ilgisi, bu mecrada iş yapan aktörlerin sayısının artması ve bunların güçlenmesi sonucunu doğurmuştur. Öyle ki, günümüz itibarıyla sosyal ağların uluslararası çapta yoğun bir şekilde kullanılması, farklı kültürler, milletler ve coğrafyalardan insanların çok kısa sürelerde kolaylıkla etkileşim halinde bulunmalarını mümkün kılmıştır. Sosyal ilişkilerin bu denli hızlanması ve çeşitlenmesi, kişilerin birçok problemle veya kişisel haklarının ihlaliyle karşılaşmasını beraberinde getirmiştir.

Buna karşın sosyal ağ sağlayıcıların geniş çaplı kullanıcı sayıları ile kullanıcı verilerinden yararlanarak elde ettikleri milyarlarca dolar gelire rağmen, kişilerin haklarının korunması noktasında ihtiyaç duyulan önleyici ve koruyucu mekanizmaları geliştirmedikleri ya da etkin kullanmadıkları veyahut kullanıcıların ve devletlerin haklı taleplerine direnç gösterdikleri gözlemlenmektedir. Bunun sonucunda temel hak ve özgürlüklerin korunması noktasında Devletlere düşen pozitif yükümlülüğün yerine getirilmesinde zorluklar yaşanmaktadır.

Bu zorlukların, internet ortamının iletişim, bilgi edinme, paylaşım ve eğlence gibi iyi ve yararlı amaçlarla kullanıldığı alanlarda ortaya çıkmadığı şüphesizdir. Fakat, internet ortamının; ulusal sınır tanımayan olgusu, hızlı erişim ve geniş paylaşım kolaylığı sağlaması, dağıtık, çok değişkenli ve dinamik küresel ağ yapısı nedeniyle kötü niyetli kullanıcıların kimliklerini gizleyerek yasa dışı iş ve eylemlerini hayata geçirmesine fırsat tanıdığı da gözden uzak tutulmamalıdır.

Dolayısıyla, sahte isim ve hesaplarla yasa dışı içerik oluşturup paylaşma, farklı siyasi düşüncedeki kişilere, boşandığı eski eşine, herhangi bir alanda rakip olarak gördüklerine, farklı dinlere veya milletlere yönelik küfür, iftira veya hakaret etmek amacıyla kullanıldığı durumlarda internet, düzenleme yapılması gerekli alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda kişilik hakları ihlal edilen bireyler, anayasal güvence altında olan haklarının korunması noktasında devletten beklenti içine girmektedirler. Devletlerin bu alandaki pozitif yükümlülüğü, temel hak ve özgürlüklerin tezahürü bakımından devlete doğrudan müdahale yetkisi verirken, birbiriyle yarışan veya çakışan alanlarda daha dikkatli ve hassas adımlar atma sorumluluğunu da ortaya çıkarmaktadır.

Devletlerin, temel hak ve özgürlüklerin korunması, toplumun refahı, kamu düzeni ve milli güvenliğin sağlanması gibi yükümlülükleri dikkate alındığında, egemenlik yetkisi kapsamında hukuk kuralı koyma ve bunu uygulama meşruiyetlerinin bulunduğunda kuşku yoktur. Özellikle, kişilik haklarının korunması ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacıyla ulusal mahkemeler tarafından verilen kararların uygulanması bakımından, ulusal sınırları aşan niteliğe sahip bu teknoloji karşısında etkin bir mekanizma oluşturulması önem arz etmektedir.

Bu mekanizmalar oluşturulurken Anayasa Mahkemesinin 28/1/2020 tarihli ve 2014/5376 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, devletlerle birlikte sosyal ağ platformlarının da yasadışı içerikle mücadelede sorumluluk üstlenmesine yönelik yükümlülükler getirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Nitekim sosyal ağ platformlarında üretilen içeriklerin kontrol altında tutulması, kullanıcıların etkileşim yöntemleri ve biçimini belirleme imkanı, büyük oranda bu platformları işleten şirketlerin elinde bulunmaktadır.

Bu açıdan bakıldığında, Anayasa Mahkemesinin aynı Kararında belirtildiği üzere, devletin bu konu özelinde temel hak ve özgürlüklere yönelik olarak yapılan saldırılara karşı etkili mekanizmalar kurma kapsamındaki pozitif yükümlülüğü, ancak bir imkan yükümlülüğü olarak değerlendirilmelidir. Bu bağlamda devletin; kişilerin menfaatleri ile toplumun menfaatleri arasında adil bir denge sağlayacak kuralları belirleme, niteliği itibariyle ulusal sınırlar tanımayan sosyal ağ sağlayıcıların hak ve ödevlerini gösteren ve davranışlarını düzenleyen öngörülebilir kuralları koyma yetkisini, kullanmak zorunluluğu bulunmaktadır.

Mukayeseli hukukta da bahsedilen hususlara ilişkin çözüm yolu geliştirmek, toplumu ve özellikle de çocuklar ile gençleri ve aileleri bu alandaki risk ve tehlikelere karşı korumak, kişilerin şeref ve itibarı ile özel hayatının gizliliğini güvence altına almak amacıyla internetin güvenli kullanımının sağlanmasına yönelik tedbirler alındığı, internetle ilgili strateji ve politikalar geliştirildiği, farklı biçimlerde de olsa giderek artan bir oranda internetle ilgili yasal düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. Örneğin başta Almanya olmak üzere Fransa ve İngiltere gibi bazı Avrupa ülkelerinde sosyal ağların düzenlenmesine ilişkin yasal düzenlemeler yapılmıştır veya yapılmaktadır. Bu düzenlemelerde, kişiler ve Devletler ile sosyal ağ sağlayıcılar arasında muhataplık ilişkisinin kurulmasının, temel çözüm olarak öne çıktığı görülmektedir.

Ülkemizde internet kullanıcılarının kişisel başvurularında veya kamu kurumlarının bildirimlerinde yaşanan zorlukların aşılması için sosyal ağ sağlayıcılarla muhataplık ilişkisi kurulması amacıyla bu Kanun Teklifi hazırlanmıştır. Teklif hazırlanırken muhataplık ilişkisi kurulacak sosyal ağ sağlayıcılar bakımından Türkiye’deki kullanım yoğunluğu esas alınmıştır. Kanun kapsamına giren sosyal ağ sağlayıcılara, kişiler tarafından yapılacak başvuruları cevaplandıracak ve yetkili makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya talepleri alacak ve gereğini yapacak yetkili bir temsilci belirleme yükümlülüğü getirilmektedir. Temsilci belirleme süreci, kişilerin temel hak ve özgürlerinin korunması bakımından Devletin pozitif yükümlülüğü ile sosyal ağ sağlayıcıların bireylere sunduğu hizmetin devamlılığı arasında denge kurulması gözetilerek kademeli ve yargı denetimine açık bir yöntemle düzenlenmektedir.

Ayrıca sosyal ağ sağlayıcılara, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda kişiler tarafından yapılacak başvuruları belli sürede cevaplandırma yükümlülüğü ile bu başvuruların sonuçlarına ilişkin olarak kamuoyunun aydınlatılması ve şeffaflığın sağlanması amacıyla rapor hazırlama ve kamuoyuyla paylaşma yükümlülüğü getirilmektedir.

Diğer taraftan, 5651 sayılı Kanunda yer alan içeriğin çıkarılması yönteminin, aynı internet sitesinde bulunan ve suç oluşturmayan içerikler yönünden ifade özgürlüğünü daha güvenceli hale getirdiği göz önüne alınarak, uygulama alanı genişletilmektedir.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Gelişen teknoloji ve sosyal ağların kullanımındaki yaygınlaşma dikkate alındığında, 5651sayılı Kanunda yer alan içerik, yer ve erişim sağlayıcılarından farklı olarak özel düzenleme yapılmasına ihtiyaç olduğundan madde ile, sosyal ağ sağlayıcılara ilişkin yeni bir tanımlama yapılmaktadır. Bu kapsamda, kullanıcıların internet ortamında sosyal etkileşim amacıyla metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkan sağlayan gerçek veya tüzel kişiler, sosyal ağ sağlayıcı olarak tanımlanmıştır. Bu tanımla, kullanıcılar tarafından yoğunlukla tercih edilen sosyal ağlara Kanunda ayrıca yer verilmiş olacaktır.

Madde 2- Kamu kurumlarınca muhataplara yapılacak bildirimler 7201 sayılı Tebligat Kanunhükümleri uyarınca tebliğ edilmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu da bu kapsamda olmakla birlikte internet aktörlerinin çoğunlukla yurtdışında bulunması ve internet ortamındaki iletişimin e-posta ve benzeri dijital iletişim yöntemleriyle yapılmasının yaygın olması dikkate alındığında klasik tebligat usulünün internet aktörleri ile irtibatı zorlaştırdığı ve ihtiyacı karşılamadığı görülmektedir. Nitekim 2014 yılında yapılan düzenleme ile 5651 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine elektronik posta ve diğer iletişim araçlarıyla bildirim yapma imkanı getirilmiştir. Süreç içinde bu bildirimlerin geçerli tebligat olmadığına ilişkin yapılan itirazlar, ilk derece yargı mercileri ile Danıştay tarafından incelenmiş ve internet ortamına yönelik özel bildirim usulü tebligat hükmünde kabul edilmiştir. Diğer taraftan idari yaptırım kararlarının muhataba tebliği Kabahatler Kanunu uyarınca 7201 sayılı Kanuna göre yapılacağından, 5651 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının muhatabının yurt dışında bulunması halinde kendine özgü bir usulde bildirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kapsamda madde ile, Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının, muhatabın yurt dışında bulunması halinde Kurum tarafından doğrudan doğruya muhataba üçüncü fıkradaki usulle de bildirilebileceği ve bu bildirimin 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılan tebligat hükmünde olduğu hüküm altına alınmaktadır.

Madde 3- 5651 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yer sağlayıcıların yükümlülükleri düzenlen-mektedir. Maddenin altıncı fıkrasında yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Yapılan düzenleme ile yükümlülüğünü yerine getirmeyen yer sağlayıcılar bakımından caydırıcılığın sağlanmasını teminen verilecek idari para cezasının artırılması öngörülmektedir. Bu kapsamda yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında bir milyon Türk Lirasından on milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası verilebilecektir.

Madde 4- 5651 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde internet ortamında yapılan ve içeriği maddedeyer alan; çocukların cinsel istismarı, fuhuş, kumar ve uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştırma gibi suçları oluşturan yayınlarla mücadele kapsamında erişimin engellenmesi kararı verilebileceği düzenlenmektedir. Erişimin engellenmesi kararları erişim sağlayıcılar tarafından mevcut teknik imkan ve kabiliyetler çerçevesinde yerine getirilmektedir. Yapılan düzenleme ile, suç oluşturan kısmi içeriğin çıkarılmasının mümkün olduğu durumlarda, erişimin engellenmesi kararı yerine içeriğin çıkarılması kararının verilmesi imkanı sağlanarak aynı internet sitesinde yer alan ve suç oluşturmayan içerikler yönünden ifade ve haber alma özgürlüğü daha da güvenceli hale getirilmektedir. Bu çerçevede içeriğin çıkarılması kararları, erişim sağlayıcılar tarafından değil içerik ve yer sağlayıcılar tarafından yerine getirilebileceğinden bu kararların içerik ve yer sağlayıcılara gönderilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Madde 5- Aynı internet sitesinde yer alan ve suç oluşturmayan içerikler yönünden ifade ve haberalma özgürlüğünün daha da güvenceli hale getirilmesi amacıyla 8 inci maddede içeriğin çıkarılması kararı verme imkanı getirilmiştir. Madde ile, kişilik haklarının ihlal edilmesi halinde erişimin engellenmesi kararı verilmesini düzenleyen 9 uncu madde yönünden de içeriğin çıkarılması kararı verilmesine imkan sağlanmaktadır.

Diğer taraftan maddeye eklenen onuncu fıkra ile; kişilik haklarının daha etkin korunmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır. Kişilik haklarının ihlaline konu olan içerikler veya bağlantıları arama motorları tarafından listelenmekte ve kullanıcıların bu içeriklere erişimine kolaylık sağlanmaktadır. Yetkili makamlarca erişimin engellenmesine karar verilip bu karar uygulanmasına rağmen arama motorları listelerinde bu içeriklerle hakkı ihlal edilen kişilerin ilişkilendirilmesi devam ettiğinden mağduriyet tam anlamıyla giderilememektedir. Düzenlemeyle, 9 uncu madde uyarınca kişilik haklarının ihlali durumunda verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının yanı sıra kişilik haklarını ihlal edici içerikler ile başvurucunun adının ilişkilendirilmemesi kararı verilmesine imkan sağlanmaktadır. Böylece, arama motorları tarafından başvurucunun adı ile ihlale konu içeriğin ilişkilendirilmemesi sağlanarak kişilik haklarının daha etkin korunması sağlanacaktır.

Madde 6- Sosyal ağların kullanımındaki yaygınlaşmaya bağlı olarak kullanıcıların bu mecralardakarşılaştığı sorunlar artış göstermekte ve çeşitlenmektedir. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak kullanıcıların başvurularında ve yetkili mercilerin bildirimlerinde ilgili sosyal ağa ilişkin muhatabın olmaması nedeniyle etkili sonuç alınamamakta ve mağduriyetler yaşanmaktadır. Yapılan düzenlemeyle, kullanıcılar ve yetkili merciler ile sosyal ağ sağlayıcılar arasında muhataplık ilişkisi sağlanmak suretiyle kişilik haklarının korunmasına yönelik daha etkin bir mekanizmanın oluşturulması amaçlanmaktadır.

Maddenin birinci fıkrası ile, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıların yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirlemesi öngörülmektedir. Bu temsilci, kişiler tarafından özel hayatın gizliliğinin ve kişilik haklarının ihlali kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve yetkili makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin sağlanması amacıyla görev yapacaktır.

Maddenin ikinci fıkrası ile, temsilci belirlemeye ilişkin yapılan bildirime rağmen temsilci belirleme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak müeyyideler belirlenmektedir. Bu müeyyideler belirlenirken kişilerin temel hak ve özgürlerinin korunması bakımından Devletin pozitif yükümlülüğü ile sosyal ağ sağlayıcıların bireylere sunduğu hizmetin devamlılığı arasında denge kurulması gözetilerek kademeli ve yargı denetimine açık bir usul tercih edilmiştir. Bu kapsamda iki aşamalı idari para cezası, devamında reklam yasağı ve iki aşamalı internet trafiği bant genişliğinin daraltılması öngörülmektedir. Sosyal ağ sağlayıcının yapılan bildirimlere, tanınan sürelere, verilen idari para cezalarına ve reklam yasağına rağmen temsilci belirleme yükümlülüğünü yerine getirmemekteki tutumunda ısrar etmesi durumunda, hakim kararıyla sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin birincide yüzde elli oranında, ikincide yüzde elli ila yüzde doksan oranı aralığında daraltılabilmesi düzenlenmektedir. İkinci kez verilecek bant daraltma kararında sosyal ağ sağlayıcı tarafından verilen hizmetin niteliğine göre ölçülü ve ulaşılmak istenen amaçla uyumlu bir oran belirlenecektir.

Maddenin üçüncü fıkrası ile, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılara, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda kişiler tarafından yapılacak başvuruları cevaplandırılması için 48 saat süre verilmesi öngörülmektedir. Verilecek cevapların olumsuz olması halinde sosyal ağ sağlayıcıya gerekçe gösterme zorunluluğu getirilmektedir. Böylece 9 ve 9/A maddeleri kapsamındaki hakları ihlal eden içeriklerle mücadele bakımından sosyal ağ sağlayıcılara yönelik olarak etkin öz denetim mekanizması oluşturulmaktadır.

Maddenin dördüncü fıkrası ile, Türkiye’den günlük erişimi bir milyonun üzerinde olan sosyal ağ sağlayıcıların; adli ve idari merci kararları ile kullanıcıların taleplerini hangi oranda ve ne kadar sürede yerine getirdiğinin tespiti için istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren raporları altı aylık dönemlerle Türkçe olarak hazırlama ve Kuruma bildirme yükümlülüğü getirilmektedir. Ayrıca kamuoyunun aydınlatılması ve şeffaflığın sağlanması amacıyla, kişilik hakları ile özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda kişiler tarafından yapılan başvuruların sonuçlarına ilişkin hazırlanan rapor, kişisel verilerden arındırılarak kendi internet sitesinde kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Maddenin beşinci fıkrası ile, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıların, Türkiye’deki kullanıcılarının verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri almaları düzenlenmektedir.

Maddenin altıncı ve yedinci fıkralarında sosyal ağ sağlayıcıların yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi durumunda tatbik edilecek yaptırımlar düzenlenmektedir.

Maddenin sekizinci fıkrası ile, sosyal ağ sağlayıcıların hukuki sorumlulukları düzenlenmektedir. Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin, sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesine rağmen 24 saat içinde içeriğin çıkarılmaması veya erişimin engellenmemesinden doğan zararların tazmin edilmesinde sosyal ağ sağlayıcıların sorumluluk hali düzenlenmektedir. Sosyal ağ sağlayıcının sorumluluğunun internetin yapısına ve doğasına uygun olarak düzenlemesi ile hukuka aykırılığı tespit edilen içeriklere ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcının da doğrudan sorumlu tutulması öngörülmektedir.

Maddenin dokuzuncu fıkrası ile, sosyal ağ sağlayıcının bu madde kapsamındaki yükümlülüklerinin, içerik ve yer sağlayıcıya ilişkin Kanunun diğer maddelerinde yer alan yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı düzenlenmektedir.

Maddenin onuncu fıkrası ile, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirleneceği hüküm altına alınmaktadır.

Madde 7- Madde ile, Teklifle 5651 sayılı Kanuna eklenmesi öngörülen ek 4 üncü madde kapsamındasosyal ağ sağlayıcılara getirilen bazı yükümlülüklere ilişkin geçiş hükmü düzenlenmektedir.

Madde 8- Yürürlük maddesidir.

Madde 9- Yürütme maddesidir.

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1– 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“s) Sosyal ağ sağlayıcı: Sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri,”

MADDE 2– 5651 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(5) Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezaları, muhatabın yurt dışında bulunması hâlinde Kurum tarafından doğrudan muhataba üçüncü fıkradaki usulle de bildirilebilir. Bu bildirim 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılan tebligat hükmündedir. Bu bildirimin yapıldığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebligat yapılmış sayılır.”

MADDE 3– 5651 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına” ibaresi “bir milyon Türk lirasından on milyon Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 4– 5651 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin başlığı “İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararları ile yerine getirilmesi” şeklinde, birinci fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesine” ibaresi “içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine” şeklinde, ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Erişimin engellenmesi” ibaresi “İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, ikinci ve altıncı cümlelerinde yer alan “erişimin engellenmesine” ibareleri “içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/ veya erişimin engellenmesi” şeklinde, dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/ veya erişimin engellenmesi” şeklinde, ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde, beşinci fıkrasında yer alan “Erişimin engellenmesi” ibaresi “İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, altıncı fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/ veya erişimin engellenmesi” şeklinde, yedinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan “erişimin engellenmesi” ibareleri “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, sekizinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan “erişimin engellenmesi” ibareleri “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, onuncu fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik,” şeklinde, onbirinci fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde, “erişim sağlayıcısına” ibaresi “ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkraya “yirmidört saat içinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “erişim sağlayıcı tarafından” ibaresi eklenmiştir. “Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.”

MADDE 5– 5651 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “içeriğe erişimin engellenmesini” ibaresi “içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesine” ibaresi “içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine” şeklinde, beşinci fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/ veya erişimin engellenmesi” şeklinde, sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde ve dokuzuncu fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesi” ibaresi “içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” şeklinde değiştirilmiş, maddeye dokuzuncu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki onuncu fıkra eklenmiş, mevcut onuncu fıkra buna göre teselsül ettirilmiş ve aynı fıkrada yer alan “sorumlu kişi” ibaresi “içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları” şeklinde değiştirilmiştir.

“(8) Birlik tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.”

“(10) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.”

MADDE 6– 5651 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 4- (1) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması ve bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirler ve bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Temsilcinin gerçek kişi olması hâlinde Türk vatandaşı olması zorunludur.

(2) Birinci fıkrada düzenlenen temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde sosyal ağ sağlayıcıya Başkan tarafından on milyon Türk lirası idari para cezası verilir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde otuz milyon Türk lirası daha idari para cezası verilir. İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanır, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil edilir, reklam yasağı kaldırılır ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.

(3) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, 9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür. Olumsuz cevaplar gerekçeli olarak verilir.

(4) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve üçüncü fıkra kapsamındaki başvurulara ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren Türkçe hazırlanmış raporları altı aylık dönemlerle Kuruma bildirir. Üçüncü fıkra kapsamındaki başvurulara ilişkin rapor, kişisel verilerden arındırılmak suretiyle sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde de yayınlanır.

(5) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri alır.

(6) Üçüncü fıkradaki yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya beş milyon Türk lirası, dördüncü fıkradaki yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya ise on milyon Türk lirası idari para cezası Başkan tarafından verilir.

(7) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılar hakkında 8 inci ve 8/A maddeleri kapsamında verilecek olan idari para cezaları bir milyon Türk lirası olarak, 8 inci ve 9 uncu maddeleri kapsamında verilecek olan adli para cezaları ise elli bin gün olarak verilir. Söz konusu ihlallerin bir yıl içerisinde her bir tekrarında cezalar bir kat artırılarak uygulanır.

(8) Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriği çıkarmayan veya erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. Bu hukuki sorumluluğun işletilmesi için içerik sağlayıcının sorumluluğuna gidilmesi veya içerik sağlayıcıya dava açılması şartı aranmaz.

(9) Bu maddenin uygulanmasında sosyal ağ sağlayıcının yükümlülükleri, içerik veya yer sağlayıcısı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

(10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”

MADDE 7– 5651 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 5- (1) Sosyal ağ sağlayıcılar, ek 4 üncü maddenin;

a) Üçüncü fıkrası kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek üzere üç ay içinde gerekli çalışmaları tamamlar.

b) Dördüncü fıkrası kapsamındaki yükümlülükleri uyarınca hazırlayacakları ilk raporlarını, 2021 yılı Ocak ayında Kuruma bildirir ve internet sitesinde yayınlar.”

MADDE 8– Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 9– Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*